İpucu: / ile aramayı aç, Esc ile kapat.

Üzümlü'de Bağ Kültürü ve Bağ Evleri

Erzincan Üzümlü'nün tarihi asma bahçelerini, yaz aylarının vazgeçilmez ritmi olan bağ evi kültürünü ve coğrafi işaretli cevizli saruç yapımını anlatan yazı.

ME Yazan Muhammet Elma

Üzümlü'de Bağcılığın Yeri

Cimin (Üzümlü) adını yetiştirdiği muazzam siyah üzümlerden alan ve bu topraklarda bağcılığı binlerce yıllık bir yaşam kültürü haline getiren eşsiz bir coğrafyadır. Erzincan havzasının kuzey sınırını çizen Esence Dağları'nın eteklerine kurulan ilçe, kendine has mikroklima özellikleri sayesinde yüzyıllardır kesintisiz bir bağcılık geleneğini yaşatmaktadır. Bu kadim topraklardaki bağcılık faaliyeti, sıradan bir tarımsal uğraşın ötesine geçerek yöre halkının karakterini, gündelik ritmini ve sosyal ilişkilerini şekillendiren temel bir yaşam biçimine dönüşmüştür.

Tarihi kayıtlara bakıldığında Cimin bağlarının zenginliği net bir şekilde görülmektedir. Örneğin, 1516, 1530 ve 1591 tarihli Osmanlı tapu tahrir defterlerinden edinilen bilgilere göre, Cimin’de Türk ve Ermeni cemaatlerinin bir arada yaşadığı ve ortaklaşa bağcılık yaptıkları belgelenmiştir. O dönemde Ermeniler yetiştirdikleri üzümleri daha çok şarap yapımında değerlendirirken, Türk nüfus ise bu kıymetli meyveleri sofralık yiyecek ve çeşitli kışlık gıdalar hazırlamak amacıyla kullanıyordu. 1404 yılında bölgeden geçen İspanyol seyyah Clavijo, Cimin ovasının uçsuz bucaksız üzüm bağları ve buğday tarlalarıyla kaplı olduğunu hayranlıkla kaydetmiştir. Ünlü Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi de. yüzyılda burayı ziyaret ettiğinde, Cimin’in bağ ve bostanlarının güzelliğini "gül-i gülistan" olarak nitelendirmiş ve buradaki üzümlerin kalitesinden övgüyle bahsetmiştir. Evliya Çelebi’nin kayıtlarında, Cimin üzümünün kış boyu taze kalacak şekilde saklanabildiği ve bu yönüyle tüccarlar için büyük bir ekonomik değer taşıdığı da belirtilmiştir.

Bugün de ilçede geniş bir bağ alanında tescilli Cimin üzümü üretilmektedir. Bu büyük üretim hacmi, Üzümlü’yü Doğu Anadolu Bölgesi’nde Elazığ ve Malatya’nın ardından en önemli üçüncü üzüm üretim merkezi konumuna taşımaktadır. Ancak rakamların ötesinde, asmaların arasında yükselen bağ evleri ve nesilden nesile aktarılan tarım pratikleri, bu ilçede toprağa duyulan sevginin en somut göstergeleridir.

Bağ Evi Nedir, Neden Yapılır?

Üzümlü’nün coğrafi ve iklimsel koşulları, ilçede kendine özgü bir sivil mimari geleneğinin doğmasına zemin hazırlamıştır. Erzincan Ovası, etrafını çevreleyen yüksek dağlar nedeniyle yaz aylarında oldukça şiddetli sıcaklıklara maruz kalmaktadır. Temmuz ve ağustos aylarında ova tabanındaki hava sıcaklığının 31 ile 33 santigrat dereceye kadar yükselmesi, geçmişte varlıklı ilçe sakinlerini ve yerel halkı daha serin, bol sulu ve havadar alanlara yönlendirmiştir. Bu doğrultuda, dağ eteklerindeki yamaçlarda yer alan bağlar, hem tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü hem de yaz sıcağından kaçılarak nefes alınan birer sığınak haline gelmiştir.

Bağ evi, en basit tanımıyla, yaz mevsimini bağın işleriyle ilgilenerek geçirmek ve ovanın bunaltıcı sıcağından korunmak amacıyla inşa edilen geçici veya mevsimlik konutlardır. Bu yapılar, inşa edildikleri dönemin ekonomik ve lojistik imkanlarına uygun olarak şekillenmiştir. Klasik dönemlerde inşaat malzemelerinin uzak mesafelerden taşınmasının maliyetli olması nedeniyle, bağ evlerinin yapımında taş, kerpiç ve hafif ahşap gibi yerel malzemeler tercih edilmiştir. Geleneksel mimaride bu evler tek katlı ("tahtânî") veya iki katlı ("fevkanî") olarak tasarlanmıştır. Genellikle geniş odalara, kışlık erzakın saklandığı serin kilerlere ve bazen de binek hayvanlarının barınması için küçük ahırlara sahip olan bu yapılar, işlevselliği ön planda tutan bir anlayışla inşa edilmiştir.

Bağ evlerinin bir death diğer önemli ortak özelliği, sokağa bakan cepheleri ve etraflarını çevreleyen şirin bahçeleridir. Bağbozumu döneminde toplanan üzümlerin korunması, yabani hayvanların veya başıboş sürülerin asmalara zarar vermesinin engellenmesi amacıyla, bu araziler genellikle taş duvarlar veya ahşap çitlerle sıkıca çevrilerek koruma altına alınmıştır. Beyaz kesme taş kaplamalı veya kerpiç sıvalı bu evler, yeşillikler içindeki asmaların arasında yükselerek Üzümlü peyzajının en estetik ve karakteristik unsurlarını oluşturmaktadır.

Bağa Çıkmak: Yaz Aylarının Ritmi

Üzümlü’de "bağa çıkmak", sadece fiziksel olarak bir mekandan diğerine taşınmak anlamına gelmez; bu eylem yöre halkı için adeta toplumsal bir ritüel ve yaz aylarının ruhunu belirleyen bir yaşam takvimidir. Haziran ayının gelmesi ve okulların kapanmasıyla birlikte ilçe merkezindeki hareketlilik yavaş yavaş dağ eteklerindeki bağlık alanlara doğru kayar. Temmuz ve ağustos aylarında ovanın kavurucu sıcakları bastırdığında, bağ evleri tamamen şenlenir ve buralarda cıvıl cıvıl bir sosyal yaşam başlar.

Yaz boyunca bağlarda sürdürülen yaşam, aile bağlarını güçlendiren ve komşuluk ilişkilerini tazeleyen bir yapıya sahiptir. Gündüzleri asmaların gölgesinde yapılan çapa işleri, sulama faaliyetleri ve asma yaprağı toplama süreçleri, akşamları yerini serin esintiler eşliğinde bağ evlerinin bahçelerinde kurulan geniş yer sofralarındaki muhabbetlere bırakır. Çocukların asmaların arasında koşturduğu, büyüklerin ise geçmiş yılların bağbozumu anılarını tazelediği bu dönem, Üzümlü’de kolektif hafızanın genç kuşaklara aktarıldığı en değerli zaman dilimidir.

Seyyah Henry C. Barkley’in eylül ayına dair gözlemlerinde de belirtildiği gibi, bağ bozumu dönemi yaklaştığında bu bağ evleri zengin ailelerin ve üreticilerin bir araya gelmesiyle adeta küçük şenlik alanlarına dönüşürdü. Doğanın sunduğu eşsiz mikroklima koşullarında, Esence Dağları'nın taze ve temiz havasını soluyarak geçirilen bu aylar, karasal iklimin zorluklarını yumuşatan ve yaşamı güzelleştiren bir kaçış noktasıdır.

Bağ İşlerinin Yıllık Takvimi

Bir asmanın bakımı ve ondan kaliteli Cimin üzümü elde edilmesi, yılın on iki ayına yayılan büyük bir sabır, emek ve planlama gerektirir. Üzümlü’de bağcılık takvimi, mevsimsel döngülerle mükemmel bir uyum içerisindedir:

Bağ Bozumu ve İmece Geleneği

Sonbaharın serin rüzgarları Esence Dağları'ndan ovaya doğru esmeye başladığında, Üzümlü’de yılın en coşkulu dönemi olan bağ bozumu heyecanı yaşanır. Eylül ve ekim aylarında gerçekleştirilen bağ bozumu, tek bir ailenin tek başına altından kalkamayacağı kadar yoğun bir emek gerektirdiğinden, ilçede yüzyıllardır sarsılmadan ayakta kalan "imece" geleneğiyle gerçekleştirilir. Komşular, akrabalar ve dostlar her gün bir başka üreticinin bağında toplanarak asmalardaki dolgun salkımları el birliğiyle hasat ederler.

Cimin üzümünün kabuğu son derece ince bir zar tabakasından oluştuğu ve tanelerinin üzerinde mayhoş lezzetini koruyan hassas bir pus tabakası bulunduğu için, hasat işlemi asla makineleşemez; tüm salkımlar büyük bir titizlikle tek tek elle kesilerek sepetlere doldurulur. Toplanan tonlarca üzümün bir kısmı taze olarak sofralık tüketime sunulurken, önemli bir bölümü ise kışlık geleneksel lezzetlere dönüştürülmek üzere imece usulüyle işlenmeye başlar.

Bu süreçte yapılan en özgün ve zahmetli ürün, coğrafi işaret tesciliyle koruma altında olan Erzincan Üzümlü Sarucudur. Saruç yapımı, tamamen kadınların el emeğine ve sabrına dayanan bir sanattır. İlk olarak, Cimin üzümünün en iri ve kusursuz taneleri seçilir. Kadınlar, bıçak yardımıyla bu ince kabuklu üzümleri ortadan ikiye ayırarak çekirdeklerini tek tek ve özenle temizlerler. Çekirdeklerinden arındırılan üzüm taneleri güneşte hafifçe kurumaya bırakılır. Esnek bir kıvam alan kurutulmuş üzümlerin içine, yörede yetişen kaliteli beyaz cevizler yerleştirilir. Üzüm taneleri cevizin üzerine sıkıca sarıldıktan sonra iğne yardımıyla ipe dizilir ve kışın tüketilmek üzere tekrar gölgede asılarak kurumaya bırakılır. İmecenin sıcak atmosferinde, maniler ve türküler eşliğinde hazırlanan bu saruçlar, Üzümlü’nün misafirperverliğini ve yardımlaşma kültürünü en güzel şekilde temsil eder. Ayrıca üzüm şırasından yapılan yoğun aromalı geleneksel pekmezler de kış aylarında şifa niyetine tüketilmek üzere küplere ve bidonlara doldurulur.

Bağ Evlerinin Bugünkü Durumu

Üzümlü ilçesi, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ovanın kuzey kenarı boyunca ilerlemesi nedeniyle birinci derece deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Tarih boyunca maruz kaldığı yıkıcı sarsıntılar, özellikle de 1939 ve 1992 yıllarında meydana gelen büyük depremler, ilçenin geleneksel mimari dokusuna ve tarihi bağ evlerine çok ağır zararlar vermiştir. Birçok taş ve kerpiç bağ evi bu depremlerde yıkılarak enkaz haline gelmiş, geleneksel yapıların yerini zamanla modern imar kurallarına uygun betonarme yapılar almaya başlamıştır.

Namun bağcılık kültürünün modernleşmesi sadece konutlarla sınırlı kalmamıştır. Son yıllarda, ovanın alt kesimlerinde modern teknolojiye uygun yeni bağ alanları tesis edilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen bu yeni bağlarda, geleneksel omca yapısı yerine modern karkas demir-gergi teli askı sistemleri kurulmakta ve sulama süreçleri tamamen basınçlı damla sulama altyapısıyla yürütülmektedir. Bu sayede hem üzümün kalitesi ve verimi artırılmakta hem de mantari hastalıklara karşı daha etkin bir koruma sağlanmaktadır.

Bugün eski taş ve kerpiç bağ evlerinin birçoğu yok olmuş olsa da, Üzümlü halkı için asma bahçelerinin arasında bir ev sahibi olmak ve yaz aylarını burada geçirmek vazgeçilmez bir tutku olarak varlığını korumaktadır. Deprem sonrasında inşa edilen yeni nesil bağ evleri, modern mühendislik standartlarına uygun olarak depreme dayanıklı şekilde inşa edilmekte ve geçmişin bağ evi kültürünü çağdaş imkanlarla geleceğe taşımaktadır.

Ziyaretçi Olarak Bağ Bölgesinde Nelere Dikkat Edilir?

Üzümlü’nün asırlık bağ yollarında yürümek, sarımtırak asma yapraklarının arasında puslu Cimin üzümlerini fotoğraflamak her seyahatsever için büyüleyici bir deneyimdir. Ancak bağ bölgelerini ziyaret eden turistlerin uyması gereken son derece önemli bazı kurallar ve yerel hassasiyetler bulunmaktadır:

İlgili yazılar

Bu yazı Üzümlü (Cimin) Gezi Rehberi kümesinin bir parçası. İlçeyi bütün olarak tanımak için ana rehbere, ayrıntılar için aşağıdaki yazılara bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bağ evi ne demek?

Bağ evi; yaz aylarında ovanın bunaltıcı sıcaklarından korunmak ve bağcılık faaliyetlerini yakından takip etmek amacıyla, dağ eteklerindeki asma bahçelerinin içerisine taş veya kerpiç gibi hafif malzemelerle inşa edilen geleneksel mevsimlik konutlardır.

Üzümlü'de bağ bozumu ne zaman?

Üzümlü'de bağ bozumu dönemi, üzümlerin tam olgunluğa ulaştığı eylül ayı ile ekim ayları arasında gerçekleştirilmektedir.

Bağlar gezilebilir mi?

Üzümlü'deki bağ alanları ve bağ evleri şahıslara ait özel mülk statüsündedir. Bu nedenle bağları doğrudan gezmek, içlerine girmek veya asmalardan üzüm koparmak ancak mülk sahiplerinden özel izin alınması durumunda mümkündür. Ziyaretçilerin yol kenarlarındaki kamuya açık alanlardan fotoğraf çekmesi ve yerel üreticilerden alışveriş yapması tavsiye edilir.

Üzümlü'de kaç dekar bağ var?

Üzümlü genelinde kayıtlı bağ alanı ilçe ekonomisinin belkemiğini oluşturur; güncel dekar ve rekolte rakamları için İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine bakılabilir.

Bağ evinde kalınabilir mi?

Üzümlü'deki bağ evleri ticari konaklama tesisleri olmayıp tamamen yerel ailelerin özel yaşam alanlarıdır. Ancak bağ sahipleriyle kurulacak sıcak dostluklar neticesinde günübirlik ziyaretler gerçekleştirebilir ya da bölgedeki agroturizm odaklı yerel etkinliklere katılarak bu eşsiz kültürü deneyimleyebilirsiniz.


Bu yazıyı paylaş

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorum Yap

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanır. E-posta yayınlanmaz.

Devamı gelsin

İlgili Yazılar