İpucu: / ile aramayı aç, Esc ile kapat.

Akkoyunlu Camii (Üzümlü): 1301'den Kalan Yapı

Erzincan Üzümlü ilçe merkezinde bulunan, 1301 tarihli kitabesiyle İlhanlı dönemine dayanan tarihi Akkoyunlu Camii'nin geçmişi ve mimari özellikleri.

ME Yazan Muhammet Elma

Erzincan ovasının kuzeydoğu kenarında, heybetli Esence Dağlarının eteklerinde kurulmuş olan Üzümlü, tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini bağrında taşımış çok katmanlı bir yerleşim merkezidir. Tarihsel süreçte Tzumina, Justinianopolis ve Cimin gibi isimlerle anılan bu kadim belde, Doğu Anadolu’nun en stratejik geçiş güzergahlarının çıkışında yer alması sebebiyle askeri ve ticari yollar üzerinde her zaman büyük bir önem taşımıştır. Bu köklü geçmişin en somut simgelerinden biri, ilçe merkezinde zamana meydan okuyan tarihi Akkoyunlu Camii, diğer adıyla Akkoyun Sultan Camisi’dir. Yapı, üzerindeki kitabenin gösterdiği tarih itibarıyla bölgedeki Türk-İslam egemenliğinin erken safhalarına ışık tutan anıtsal bir vesika niteliğindedir.

Camiyi Kim, Ne Zaman Yaptırdı?

Akkoyunlu Camii’nin inşa tarihi ve banisi hakkındaki en kesin bilgiler, yapının girişinde yer alan tarihi kitabede saklıdır. Bu kitabe, düzgün bir hatla yazılmış üç satırdan oluşmaktadır. Kitabede yer alan ifadelere göre cami, 1301 yılında İncili oğlu Emir Say adındaki bir şahsiyet tarafından yaptırılmıştır. 1301 yılı, Anadolu’nun doğusunda oldukça hareketli siyasi gelişmelerin yaşandığı, Selçuklu otoritesinin zayıflayarak bölgenin tamamen İlhanlı kontrolüne girdiği bir geçiş dönemine denk gelmektedir. Kitabede adı geçen İncili oğlu Emir Say’ın kimliği hakkında kaynaklarda çok detaylı biyografik bilgiler bulunmasa da, taşıdığı "Emir" unvanı, kendisinin İlhanlı devlet mekanizmasında veya yerel yönetim kademelerinde söz sahibi, nüfuzlu ve varlıklı bir askeri ya da idari yönetici olduğuna işaret etmektedir. Cimin gibi önemli bir transit geçiş noktasında böyle anıtsal bir ibadethane inşa ettirmiş olması, Emir Say’ın hem dini hassasiyetini hem de bölgedeki siyasi nüfuzunu ortaya koymaktadır.

Emir Say ve Dönemin Üzümlü'sü

Caminin inşa edildiği 1301 yılında Cimin, sıradan bir kırsal yerleşim olmanın çok ötesinde, uluslararası ticaretin ve askeri hareketliliğin merkezinde yer alan hayati bir noktaydı. Erzincan, Azerbaycan merkezli İlhanlı Devleti’nin kuruluşundan önceki dönemlerden itibaren Moğolların bölgedeki en önemli askeri üslerinden biri olarak kullanılıyordu. İlhanlı Devleti kurulduktan sonra da bu özelliğini kaybetmedi; başkent Tebriz’e olan coğrafi yakınlığı nedeniyle savaş zamanlarında Moğol ordularının toplanma, konaklama ve lojistik ihtiyaçlarını karşılama işlevini sürdürdü. Bu askeri hareketlilik, Cimin’in coğrafi konumuyla doğrudan birleşiyordu. Cimin, doğudan gelen yolların ovaya açıldığı Sansa ve kuzeydoğuya uzanan Cibice boğazlarının çıkışında konumlanmıştı. Bu stratejik konumu, beldeyi askeri harekatların ve kervan yollarının vazgeçilmez bir durağı haline getiriyordu.

Özellikle İlhanlı hükümdarı Gazan Han devrinde (1295-1304) ticareti ve üretimi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen idari ve mali reformlar, bölgedeki ekonomik canlılığı üst seviyeye taşımıştı. Tebriz’i Sivas’a bağlayan ve Farsça "Şahrâh-ı Garbi" (Batı Ana Yolu) olarak adlandırılan tarihi ticaret yolu, doğrudan Cimin topraklarından geçiyordu. Kervanlar, Erzurum ve Tercan üzerinden gelip Cibice Geçidi’ni aşarak Cimin’in güneyindeki düzlüklerden Erzincan’a ulaşıyordu. İşte İncili oğlu Emir Say’ın camiyi inşa ettirdiği dönem, Cimin’in bu ticaret yolundan beslendiği, doğu ile batı arasında bir köprü vazifesi gördüğü refah dönemidir. Cami, bu yoğun kervan trafiğinde ibadet etmek isteyen tüccarlar, askerler ve yolcular için aynı zamanda bir menzil noktası vazifesi görüyordu.

Yapının Mimari Özellikleri

Akkoyunlu Camii, yüzyıllar boyunca maruz kaldığı şiddetli depremler ve yıkımların ardından orijinal mimari formunu kaybetmiştir. Özellikle Erzincan havzasını etkileyen büyük depremlerde tamamen yıkılan bina, 1965 yılında gerçekleştirilen restorasyon çalışmasıyla yeniden inşa edilmiştir. Bugün ulaşılan mevcut yapı, mimari açıdan son derece sade, gösterişsiz ve her türlü abartılı süslemeden yoksun bir tasarıma sahiptir. Dikdörtgen planlı, mütevazı duvarlara sahip olan bu bina, sadeliğiyle Anadolu’daki erken dönem mescit mimarisinin işlevsel karakterini yansıtmaktadır.

Yapının en dikkat çekici ve estetik mimari unsuru, 1997 yılında inşa edilen minaresidir. Tamamen düzgün kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilen bu minare, geleneksel taş işçiliğinin ince detaylarını barındırmaktadır. Minarenin özellikle şerefe bölümünde yer alan süslemeler dikkat çekicidir. Şerefede, taşın üzerine büyük bir titizlikle işlenmiş olan baklava dilimi, gül bezek ve karanfil gibi geleneksel Türk-İslam mimarisinin en zarif süsleme motifleri yer almaktadır. Bu süslemeler, binanın genel sadeliğiyle tezat oluşturarak yapıya estetik bir değer kazandırmakta ve ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken sanatsal detayları oluşturmaktadır.

Adındaki "Akkoyunlu" Vurgusu Ne Anlama Geliyor?

Caminin yerel halk arasındaki en yaygın adı Akkoyunlu Camii veya Akkoyun Sultan Camisi’dir. Bu isimlendirme, uzun yıllar boyunca yapının. yüzyılda Doğu Anadolu’da güçlü bir devlet kuran Akkoyunlular döneminde inşa edildiği yönünde bir inanışın doğmasına neden olmuştur. Ancak caminin 1301 tarihli kitabesi, bu tezi tarihi olarak kesin bir şekilde çürütmektedir. Çünkü Akkoyunlular, caminin yapılış tarihinden yaklaşık 170 yıl sonra bölgede hakimiyet kurabilmişlerdir. 1301 yılında Erzincan ve çevresinde sadece İlhanlı Devleti’nin egemenliği bulunmaktaydı.

Bu tarihi çelişkinin açıklaması, İlhanlılar döneminde inşa edilen bu tarihi mescidin, sonraki asırlarda bölgeye hakim olan Akkoyunlular zamanında çok ciddi ve kapsamlı bir onarımdan geçirilmiş olmasıdır. Akkoyunlular, Doğu Anadolu’da egemen oldukları süre boyunca Cimin ve Erzincan çevresinde yoğun bir imar faaliyeti yürütmüşlerdir. Özellikle devletin en güçlü hükümdarı olan Uzun Hasan (1453-1478) döneminde, bölgede pek çok cami, medrese, zaviye ve kütüphane inşa edilmiştir. Bu dönemde Cimin’deki eski mescit de elden geçirilmiş, muhtemelen genişletilmiş ve bu tamiratın bir nişanesi olarak adı "Akkoyunlu" veya "Akkoyun Sultan" olarak halk belleğine yerleşmiştir. Dolayısıyla caminin adı, yapılış dönemini değil, binanın geçirdiği en önemli tarihi dönüşüm evresini ve bölgedeki Akkoyunlu kültürel mirasının derin izlerini temsil etmektedir.

Zaman İçinde Geçirdiği Onarımlar

Üzümlü ilçesi, Türkiye’nin en aktif fay hatlarından biri olan ve ülkenin kuzeyini doğu-batı doğrultusunda kat eden Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer almaktadır. Bu jeolojik yapı nedeniyle ilçe, tarih boyunca Erzincan ile birlikte çok sayıda yıkıcı depreme maruz kalmıştır. Tarihi kayıtlara göre bölgede son bin yılda 19’u yıkıcı olmak üzere 57 civarında büyük sarsıntı kaydedilmiştir. Bu sarsıntılar, Cimin’in tarihi yapılarını toprağa gömmesine neden olmuştur.

Akkoyunlu Camii de bu depremlerden payına düşeni almış ve büyük Erzincan depreminde tamamen yıkılmıştır. Yıkılan tarihi yapının ihyası için ilk büyük adım 1965 yılında atılmış ve cami restore edilmiştir. Yapının korunması ve güzelleştirilmesi çalışmaları sonraki yıllarda da devam etmiştir. 1997 yılına gelindiğinde ise camiye düzgün kesme taş malzemeden yapılan ve şerefesinde geleneksel motifler barındıran estetik minaresi eklenmiştir. Yapılan tüm bu müdahaleler, tarihi caminin sadece fiziksel olarak ayakta kalmasını sağlamamış, aynı zamanda asırlar boyunca kesintisiz bir ibadet merkezi olarak işlevini sürdürmesine olanak tanımıştır.

Üzümlü'deki Diğer Dinî Yapılarla İlişkisi

Akkoyunlu Camii, Üzümlü’nün zengin inanç coğrafyasında yalnız bir anıt değildir; aksine ilçede asırlar boyunca inşa edilmiş olan geniş bir dini yapılar ağının parçasıdır. Cimin, Osmanlı dönemlerinde çok sayıda manevi şahsiyete ve kuruma ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı tapu defterlerinden edinilen bilgilere göre beldede, berat-ı sultani ile desteklenen ve ihtiyaçları karşılanan tarihi "Ebû İshak Zaviyesi" bulunmaktaydı. Ayrıca 1591 yılı öncesine ait kayıtlarda Cimin’de yaşayan Şeyh Pîrî adında ulu bir din büyüğünün varlığından bahsedilmektedir.

İlçedeki diğer dini yapılarla karşılaştırıldığında, Karakaya beldesinde yer alan tarihi "Hacı Nutullah Camii" ile Akkoyunlu Camii arasında büyük bir benzerlik göze çarpar. Yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olan Hacı Nutullah Camii de tıpkı Akkoyunlu Camii gibi depremlerden ağır hasar görmüş, özellikle 1992 depreminden sonra tamamen yenilenerek özgün yapısını kaybetmiştir. Ancak çevresinde korunan üç parçalı ahşap direk ve sütun başlıkları, caminin geçmişteki değerli ahşap süslemelerinin sessiz birer tanığı olarak varlığını sürdürmektedir. Karakaya beldesinde ayrıca manevi bir ziyaretgah olan "Mevlâna Ali Zaviyesi" ile alimlerden Pir-i Sami Hazretlerinin ders okuttuğu tarihi oda yer almaktadır. Kale tepesinin yamacındaki antik bir kaya mezarı olan "Şeyh Karpuz Mağarası" da yöre halkı tarafından kutsal kabul edilen bir diğer önemli manevi odak noktasıdır. Tüm bu yapılar, Akkoyunlu Camii’nin Cimin merkezindeki dini rolünü çevreleyen zengin bir manevi halka oluşturmaktadır.

Ziyaret Notları

Akkoyunlu Camii, bugün Üzümlü ilçe merkezinde yer almakta olup, ibadete açık durumdadır. İlçeyi ziyaret eden seyahatseverler için ulaşımı son derece kolay olan cami, çarşı içindeki yürüyüş rotalarının doğal bir parçasıdır. Yapıyı ziyaret ettiğinizde, özellikle giriş kapısındaki üç satırlık Arapça kitabeyi inceleyebilir ve 1301 yılından bugüne ulaşan bu tarihi mesajı hissedebilirsiniz.

Her ne kadar caminin iç ve dış mimarisi geçirdiği depremlerden ötürü oldukça sade olsa da, 1997 yapımı taş minarenin şerefesindeki ince baklava dilimi, gül bezek ve karanfil motifleri fotoğraflanmaya değer estetik ayrıntılar sunmaktadır. Akkoyunlu Camii ziyaretinizi, sadece 5 km güneybatıda yer alan görkemli Altıntepe Urartu Ören Yeri ve hemen yakınındaki antik Üzümlü Kalesi rotalarıyla birleştirerek, ilçenin binlerce yıllık tarih katmanları arasında eksiksiz bir zaman yolculuğu gerçekleştirebilirsiniz.

İlgili yazılar

Bu yazı Üzümlü (Cimin) Gezi Rehberi kümesinin bir parçası. İlçeyi bütün olarak tanımak için ana rehbere, ayrıntılar için aşağıdaki yazılara bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Akkoyunlu Camii ne zaman yapıldı?

Caminin girişinde bulunan üç satırlık kitabeye göre yapı 1301 yılında inşa edilmiştir.

Akkoyunlu Camii'ni kim yaptırdı?

Tarihi kitabelere göre cami, İncili oğlu Emir Say tarafından yaptırılmıştır.

Akkoyunlu Camii nerede yer almaktadır?

Cami, Erzincan iline bağlı Üzümlü (eski adıyla Cimin) ilçe merkezinde bulunmaktadır.

Cami günümüzde ibadete açık mıdır?

Evet, cami 1965 yılındaki restorasyonun ardından günümüzde de aktif olarak faaliyetini ve ibadet işlevini sürdürmektedir.

Üzümlü'de ziyaret edilebilecek başka tarihi cami var mıdır?

Evet, Üzümlü'ye bağlı Karakaya beldesinde bulunan ve yaklaşık iki asırlık bir geçmişe sahip olan tarihi Hacı Nutullah Camii de ziyaret edilebilir.


Bu yazıyı paylaş

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorum Yap

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanır. E-posta yayınlanmaz.

Devamı gelsin

İlgili Yazılar