Üzümlü Köyleri ve Mezraları
Erzincan Üzümlü ilçesine bağlı köylerin yerleşim düzenini, mezra yaşamını, dağlık coğrafyada şekillenen köy ekonomisini ve günlük hayatı anlatan yazı.
İlçenin Yerleşim Düzeni
Erzincan havzasının kuzeydoğu kesiminde konumlanan Üzümlü ilçesi, oldukça engebeli ve kontrast oluşturan bir topoğrafik yapıya sahiptir. İlçe arazisinin yaklaşık %80'lik büyük bir kısmı, kuzeyde yükselen ve zirvesi 3.549 metreyi bulan Esence Dağları sahasında yer almaktadır. Kalan %20'lik bölüm ise deniz seviyesinden ortalama 1.200 metre yükseklikteki düzlüklerden oluşan Erzincan Ovası tabanında bulunmaktadır. Bu keskin fiziki coğrafya ayrımı, ilçeye bağlı kırsal yerleşim birimlerinin konumlanışını ve mimari dokusunu doğrudan şekillendirmiştir.
Tarihsel süreçte Üzümlü’ye bağlı köylerin çok büyük bir kısmı, hem su kaynaklarına kolayca erişebilmek hem de sarp dağların sağladığı doğal korunaklı yapıdan faydalanarak güvenlik endişelerini gidermek amacıyla dağ eteklerinde kümelenmiştir. Dağ yamaçları ile ova tabanının birleştiği bu geçiş kuşağı, verimli alüvyonların birikmesi ve güneye bakan yamaçların güneşlenme süresinin fazla olması sayesinde sulu tarım faaliyetleri için ideal bir ortam sunmuştur. Günümüzde de ilçedeki kırsal yerleşmelerin konumsal dağılımı incelendiğinde, köylerin çoğunun dağlık bölgede kurulduğu, ova düzlüğünde toplanan köy sayısının ise oldukça az olduğu göze çarpmaktadır. Cimin Deresi etrafında şekillenen ilçe merkezinin asıl eski dokusu, birbirine bitişik nizamda inşa edilmiş geleneksel konutlardan oluşan büyük bir kasaba görünümündeyken, ovaya inen ana bağlantı akslarının etrafında yeni ve modern ikametgah alanları gelişmektedir.
Kaç Köy, Kaç Mezra Var?
Üzümlü ilçesinin idari sınırları içerisindeki kırsal yerleşim birimlerinin sayısı, incelenen resmi veri tabanlarına ve kaynaklara göre küçük farklılıklar gösterebilmektedir. Erzincan Valiliği’nin güncel verilerine göre ilçeye bağlı toplam 23 köy ve bu köylere bağlı 29 mezra olmak üzere, ilçe merkezi dışında toplam 55 yerleşim birimi faaliyet göstermektedir. Buna karşın, bazı dijital ansiklopedi kayıtlarında toplam belde ve köy sayısının 24 olduğu belirtilmektedir. Bu sayısal farklılıklar, zaman içinde yapılan idari sınır düzenlemelerinden, mahalle birleştirmelerinden veya bazı küçük köy altı yerleşimlerinin hukuki statülerinin değişmesinden kaynaklanmaktadır.
İlçede resmi olarak kayıtlı olan 23 köyün isimleri şu şekildedir: Avcılar, Bağlar, Balabanlı, Bayırbağ, Bulanık, Büyükköy, Çadırtepe, Çamlıca, Çardaklı, Çayıryazı, Demirpınar, Denizdamı, Derebük, Esenyurt, Göller, Karacalar, Karakaya, Kureyşlisarıkaya, Ocakbaşı, Otluk, Pelitli, Pınarlıkaya ve Pişkidağ. Bu köylerin birçoğunun isimleri, Cumhuriyet döneminde yürürlüğe giren yer adlarını Türkçeleştirme kanunları kapsamında değiştirilmiştir. Örneğin, tarihi kayıtlarda Peteriç olarak geçen yerleşim Bayırbağ, Radık Çadırtepe, Sürpiran Demirpınar, Kertah Geyikli, Keleriç Karakaya, Kiştim Avcılar, Sülümür Pelitli ve Hinzori ise Pınarlıkaya adını almıştır.
Mezra Nedir, Köyden Farkı Ne?
Anadolu’nun doğu yarısında en yaygın görülen kır yerleşme tiplerinden biri olan mezra (tarihi yazılışıyla mezraa), kelime kökeni itibarıyla Türkçe sözlüklerde "ekinlik" veya tahıl ekilen tarla bloğu anlamına gelmektedir. Coğrafi ve ekonomik açıdan mezralar, doğrudan bir köy yerleşmesine bağlı olan, köylülerin tarım ve hayvancılık faaliyetlerini desteklemek üzere mevsimlik veya dönemsel olarak nüfuslanan geçici yerleşim alanlarıdır.
Mezraları bağımsız köylerden ayıran temel farklar şunlardır:
Köylerin Ekonomisi: Bağ, Tarla ve Hayvancılık
Üzümlü köylerinde sosyal yaşantıyı ve günlük hayatın akışını doğrudan yönlendiren temel unsur, tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomik uğraşılardır. İlçenin mikro klima iklim özelliklerine sahip olması, köylerde yetiştirilen ürünlerin çeşitliliğini ve kalitesini artırmaktadır. Köy ekonomilerinin en önemli gelir kaynağı, hiç şüphesiz asırlık bir gelenek olan bağcılık faaliyetleridir. Dağ eteklerindeki yamaç köylerinde ve ova tabanında yer alan tarım arazilerinde, yöreye özgü, coğrafi işaret tescilli puslu siyah Cimin üzümü (Karaerik) yetiştirilmektedir. Yörede üretilen bu üzümler, hem sofralık olarak Türkiye genelinde pazarlanmakta hem de köylerde geleneksel yöntemlerle pekmez, köfter ve cevizli saruç tatlısına dönüştürülerek katma değer sağlanmaktadır.
Bağcılığın yanı sıra ova köylerinde tarla tarımı da gelişmiştir. Buğday, arpa, darı, pamuk (penbe) ve zeyrek gibi tahıl ve endüstri bitkileri köylerin geleneksel tarım desenini oluşturmaktadır. Esence Dağları'nın yüksek kesimlerinde ve engebeli dağ köylerinde ise topoğrafyanın tarla tarımına izin vermemesi nedeniyle ekonomi tamamen hayvancılık ve arıcılık üzerine kurulmuştur. Bu yüksek alanlarda küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık yoğun olarak yapılmakta, elde edilen sütler meşhur tulum peyniri yapımında değerlendirilmektedir. Ayrıca son yıllarda ilçeye yerleştirilen Ahıska Türkleri de köylerdeki hizmet ve tarım sektöründe önemli bir iş gücü oluşturmaktadır.
Göç ve Yaz Aylarında Dönen Nüfus
Üzümlü ilçesi, kırsal alandaki sınırlı ekonomik imkanlar ve sanayi faaliyetlerinin yetersizliği nedeniyle 2000'li yılların başından itibaren net göç veren bir pozisyondadır. Köylerde yaşayan genç nüfusun iş bulma amacıyla büyük şehirlere göç etmesi, kır nüfusunun zamanla yaşlanmasına yol açmıştır. Ancak bu tek yönlü göç hareketi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte geçici bir tersine göç dalgasına dönüşmektedir.
Erzincan Ovası'nda yaz sıcaklarının temmuz ve ağustos aylarında 31 ile 33 dereceye kadar yükselmesi, şehir merkezlerini oldukça bunaltıcı hale getirmektedir. Bu dönemde, daha serin, havadar ve bol su kaynaklarına sahip olan Esence Dağları eteklerindeki yamaç köylerine ve bağ evlerine doğru yoğun bir nüfus hareketi yaşanır. Geçmişte büyük şehirlere göç etmiş olan aileler, bağ bozumu ve hasat döneminin başladığı sonbahar başlarında köylerine geri dönerek asmalardan Cimin üzümü toplama ve kışlık yiyecek hazırlama işlerine katılırlar. Bu mevsimlik geri dönüş, köylerde yaz ve sonbahar aylarında nüfusun geçici olarak katlanmasına ve sosyal hayatın oldukça canlı bir hal almasına vesile olur.
Köylerde Ulaşım ve Günlük Hayat
Engebeli Esence sıradağları üzerinde kurulmuş olan Üzümlü köylerinde günlük hayat, doğanın ve mevsimlerin sunduğu şartlara göre şekillenmektedir. İlçenin dağlık yapısı nedeniyle köylerin merkeze olan mesafeleri ve buna bağlı olarak ulaşım süreleri oldukça değişkendir. Örneğin, ilçe merkezine en yakın köy olan Çadırtepe sadece 7 km uzaklıktayken, engebeli dağ yollarından ulaşılan en uzak köy konumundaki Esenyurt 56 km mesafede yer almaktadır.
Köylerde sosyal altyapı imkanları oldukça sadedir. Ova tabanındaki 5-6 düzlük köyün dışındaki yüksek dağ köylerinde bakkal, kahvehane veya köy odası gibi toplu sosyal etkileşim alanları bulunmamaktadır. Bu durum, köylülerin sosyal yaşantısının tamamen tarla, bağ ve hayvancılık mesaisi etrafında dönmesine neden olur. İlçeye bağlı tüm köylerde elektrik ve telefon bağlantısı kesintisiz olarak mevcuttur. Köylerde temel bir sorun olmamakla birlikte, kış aylarında yaşanan don olayları ve çetin kış şartları, su şebekelerinde ve köy yollarında yer yer fiziki tahribatlara yol açabilmektedir.
Ziyaretçiler İçin Notlar
Doğa sevgisi taşıyan ve otantik köy yaşamını yerinde gözlemlemek isteyen seyahatseverler için Üzümlü köyleri benzersiz deneyimler vadeder. İlçeyi ziyaret ederken uğranması gereken en önemli kırsal duraklardan biri, eski adı Peteriç olan Bayırbağ köyüdür. Bayırbağ, içinden akan coşkulu Pahnik Çayı’nın etrafında kurulu olan, zengin yeşil örtüsü ve bol ağaçlık alanlarıyla bilinen Bayırdağ (Değirmenönü) Mesire Yerine ev sahipliği yapmaktadır.
Bir diğer önemli kırsal rota ise eski adı Keleriç olan Karakaya beldesidir. Karakaya, yerden kaynayan şifalı soğuk kaynak suları ve yeşil doğasıyla ünlü Karakaya Çermik alanı ile ziyaretçileri cezbeder. Karakaya’da ayrıca taze alabalık yiyebileceğiniz yetiştirme göletleri de bulunmaktadır. Ziyaretçilerin köylerde gezerken asmaların ve bağ evlerinin şahsi özel mülk olduğunu unutmaması, tarım faaliyetlerine zarar vermeyecek şekilde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Köylerden ayrılmadan önce yerel üreticilerden dalından taze koparılmış Cimin üzümü ile geleneksel yöntemlerle iplere dizilerek kurutulan meşhur cevizli Üzümlü sarucu satın alarak köylülere ekonomik destek sağlayabilirsiniz.
İlgili yazılar
Bu yazı Üzümlü (Cimin) Gezi Rehberi kümesinin bir parçası. İlçeyi bütün olarak tanımak için ana rehbere, ayrıntılar için aşağıdaki yazılara bakabilirsiniz.
- Üzümlü'ye Nasıl Gidilir? — Erzincan'dan ulaşım, mesafe ve yol durumu
- Üzümlü'de Gezilecek Yerler — Altıntepe, camiler, bağlar ve doğa rotaları
- Akkoyunlu Camii — 1301'de Emir Say tarafından yaptırılan yapı
Sıkça Sorulan Sorular
Üzümlü'nün kaç köyü var?
Farklı resmi kaynaklarda köy sayıları değişebilmektedir. Erzincan Valiliği resmi kayıtlarına göre ilçeye bağlı 23 köy ve bu köylere bağlı 29 mezra bulunurken, bazı kaynaklarda belde belediyeleri dahil toplam köy ve belde sayısı 24 olarak geçmektedir.
Mezra ne demek?
Mezra; sözlük anlamıyla "ekinlik" demektir. Köy yerleşimlerinin çevresinde kurulu olan, ekonomik açıdan köye bağlı, genellikle sürekli yerleşik nüfus barındırmayan ve tarımsal faaliyetleri desteklemek amacıyla dönemsel olarak kullanılan geçici kır yerleşme birimidir.
Üzümlü köylerine ulaşım nasıl?
İlçenin kuzeyindeki sarp Esence dağlık yapısı nedeniyle köy yolları virajlı ve engebelidir. İlçeye en yakın köy olan Çadırtepe 7 km mesafedeyken, en uzak dağ köyü olan Esenyurt 56 km mesafededir. Köylere ulaşım özel araçlarla veya ilçe merkezinden kalkan yerel minibüslerle sağlanmaktadır.
Köylerde konaklama var mı?
Üzümlü köylerinde ticari amaçla işletilen otel veya pansiyon gibi konaklama tesisleri bulunmamaktadır. Ziyaretçiler genellikle günübirlik gezileri tercih etmekte ve konaklama ihtiyacını çok yakın mesafede bulunan Erzincan şehir merkezindeki otellerden karşılamaktadır.
Üzümlü ne zaman ilçe oldu?
Tarih boyunca nahiye ve belde belediyesi olarak Erzincan Merkez ilçeye bağlı olan Üzümlü, 19 Haziran 1987 tarihinde kabul edilen 3392 sayılı kanun ile ilçe statüsüne kavuşmuştur.