Sansa Boğazı ve Cibice Boğazı
Erzincan Üzümlü sınırlarında yer alan tarihi Sansa ve Cibice boğazlarının coğrafi yapısını, askeri önemini ve seyahat rotalarını anlatan yazıdır.
Boğaz Nedir, Bu İki Geçit Nerede?
Coğrafya literatüründe dağ sıraları arasında geçit veren dar ve derin vadiler, ulaşımı ve askeri intikalleri doğrudan belirleyen doğal koridorlardır. Anadolu topoğrafyasında berzah, gedük, derbend, geçit, kütel ve kotal gibi terimlerle adlandırılan bu oluşumlar, sarp dağ sıraları arasında can damarı işlevi gören stratejik geçiş yollarıdır. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde yer alan Erzincan’ın Üzümlü (Cimin) ilçesi, sahip olduğu sarp topoğrafya nedeniyle tarih boyunca bu tür stratejik doğal geçitlerin odak noktasında yer almıştır.
Üzümlü ilçesi topraklarının yaklaşık %80'lik kısmı heybetli Esence Dağları sahasında konumlandığından, kuzeydeki yüksek zirveler ile güneydeki verimli Erzincan Ovası düzlükleri arasında geçiş sağlayan boğazlar hayati bir öneme kavuşmuştur. Bu doğal geçitlerin en meşhurları ve tarihte en çok iz bırakanları, ilçenin doğu ve kuzeydoğu sınırlarını şekillendiren Sansa Boğazı ile Cibice Boğazıdır. Coğrafi olarak Sansa Boğazı, Üzümlü ile Tercan ilçeleri arasında, Karasu Irmağı'nın açtığı derin vadide konumlanmaktadır. Cibice Boğazı ise Üzümlü ilçe merkezinin hemen kuzeyinde yükselen 2.350 metre yüksekliğindeki Cimin Dağı ile Esence Dağları’nın devamı niteliğindeki sarp sıradağların arasında uzanarak, tarihi süreçte kervan yollarını Tercan Ovası’na ve oradan da Erzurum’a ulaştıran antik bir dağ geçididir.
Sansa Boğazı ve Karasu
Sansa Boğazı, Fırat Nehri'nin en önemli kollarından biri olan ve Erzurum’daki Dumlu Dağı'ndan kaynağını alarak Elazığ'a kadar uzanan Karasu Irmağı'nın binlerce yıllık aşındırma faaliyetiyle sarp dağ sıralarını yararak oluşturduğu derin bir kanyondur. Karasu Irmağı, boğaz boyunca dik, sarp ve yer yer göklere yükselen kaya duvarlarının arasından çağlayarak akmaktadır. Nehrin bu coşkulu ve hırçın akışı, vadi boyunca rüzgarların da etkisiyle sarp kaya blokları üzerinde insan figürlerini veya kubbeleri andıran heykelsi aşınım şekilleri meydana getirmiştir.
Boğazın topoğrafik yapısı oldukça sarp ve dar olup, geçmiş dönemlerde nehir yatağını tamamen kaplayan sular nedeniyle bu dik kayalıkları aşarak bir yol geçirmek neredeyse imkansız kabul edilmekteydi. Ancak Birinci Dünya Savaşı döneminde askeri gereksinimlerin artmasıyla birlikte, dönemin mülki ve askeri idarecilerinin gayretleriyle sarp kaya yamaçları dinamitlerle patlatılarak Karasu boyunca geniş bir şose yol açılmıştır. Sansa Boğazı, sarp dağlık karakterine karşın nehir yatağının sunduğu yeşillikler, çıplak söğütler ve küçük boydaki yeşil meşe ağaçlarıyla ziyaretçilerine oldukça etkileyici bir manzara sunar. Boğazın sarp yamaçlarında kurulu olan tarihi Sansa köyü, geçmişte buradaki kervan yolunun ve nehir geçişlerinin güvenliğini sağlayan, aynı zamanda Erzincan’daki Haydarihane Vakfı’na bağlı bir zaviye olarak işletilen köklü bir yerleşimdir.
Cibice Boğazı'nın Konumu
Üzümlü ilçesini Tercan Ovası’na ve oradan tarihi eyalet merkezi Erzurum’a bağlayan en eski anayol güzergahı Cibice Boğazı üzerinden geçmektedir. Coğrafi olarak birkaç dağ köyünün ve Cibice Deresi vadisinin birleşmesinden oluşan bu boğaz, yüksek dağ sırtlarıyla çevrili sarp bir geçittir. Geçit sahası, yörede "Cibice meşesi" olarak bilinen bodur meşe ormanlarıyla kaplı olup, Esence sıradağlarının güney yamaçlarında konumlanmıştır.
Tarihi kervanların ve orduların sarp dağları aşarak Tercan’daki Mama Hatun Kervansarayı’na ulaşmasını sağlayan bu antik geçitte, yolcuların ve muhafızların konaklaması amacıyla inşa edilmiş tarihi hanlar yer almaktadır. Bu hanların en önemlisi ve meşhuru, Delav (bugünkü Çamlıca) köyünün yakınlarında, sarp Bulanık Tepesi eteklerinde konumlanmış olan tarihi Zorun Hanıdır (Zurun Hanı). Zorun Hanı, Yavuz Sultan Selim'in 1514 yılındaki doğu seferi esnasında ordusuyla birlikte konakladığı, savunmaya son derece elverişli, korunaklı bir askeri menzil noktasıdır. Cibice Boğazı'nın batı eteklerinde yer alan köyler geleneksel olarak Balaban Türkmenlerince iskan edildiği için, bu boğaza tarihi kaynaklarda ve yerel halk ağzında kimi zaman Balaban Boğazı veya Balaban Geçidi adı da verilmektedir.
Tarih Boyunca Neden Stratejik Sayıldılar?
Sansa ve Cibice boğazları, Doğu Anadolu’yu batıdan doğuya kat eden en önemli askeri ve ticari yolların kavşak noktasında yer alması nedeniyle tarih boyunca stratejik birer askeri kilit noktası olarak kabul edilmiştir. Azerbaycan ve İran üzerinden gelen ticaret mallarının Anadolu içlerine ve oradan Avrupa’ya taşınmasını sağlayan tarihi Şahrâh-ı Garbi (Batı Anayolu), doğrudan bu boğaz geçitlerini aşarak Erzincan Havzası’na ulaşmaktaydı.
İlhanlı Devleti hükümdarı Ebû Said Bahadır Han döneminde ulaşıma verilen önem kapsamında bu yollar tahkim edilmiş, İtalyan tüccar Francesco Balducci Pegolotti de 1335-1340 yılları arasındaki seyahatnotlarında bu yüksek dağ geçidindeki kervansarayları "Gavezera Sulla Montagna" (Gökçedere veya Zorun Hanı yakınlarındaki dağ hanı) olarak kaydetmiştir. 1404 yılında buradan geçen İspanyol elçi Ruy Gonzalez de Clavijo da sarp, çıplak ve karlı dağları aşarak boğaza girdiğini ve buradaki tarihi köylerde konakladığını yazmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde de boğazların askeri kontrolü hayati sayılmıştır. Yavuz Sultan Selim 1514 yılında Şah İsmail üzerine yürürken sarp ve taşlık olan Cibice Boğazı’nı aşarak Zorun Hanı’nda konaklamış, Kanuni Sultan Süleyman da 1534 yılındaki doğu seferinde bu son derece sarp ve zahmetli geçitlerden geçerek ordusunu Mans önüne ulaştırmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında ise Rus ordusuna karşı Erzincan Havzası’nı savunmak amacıyla kurulan Cibice Savunma Mevzii, bölgenin askeri tarihindeki en kritik hatlardan biri olmuştur. Erzurum Müstahkem Mevki Tahkim Komisyonu Reisi Albay Maşuk Bey komutasında,.,.,.,. ve. amele taburları ile istihkam inşaat taburları tarafından bu dağ geçitlerinde yoğun savunma mevzileri inşa edilmiştir. 1918 yılı Mart ayında ise I. Kafkas Kolordusu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, dondurucu kış şartları altında Sansa Boğazı'nda yürüttüğü askeri harekatla Ermeni milisleri Tercan Ovası’na doğru püskürterek tüm Erzincan topraklarının kurtuluşunu tamamlamıştır. Ayrıca, Milli Mücadele döneminde Sivas Kongresi delegesi olarak yola çıkan Mustafa Kemal Paşa da 1919 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında arkadaşlarıyla birlikte Sansa Boğazı’nın sarp yollarını aşarak Erzurum ile Sivas arasında seyahat etmiştir.
Bugünkü Ulaşımdaki Yerleri
Tarihi süreçte yolcular, kış aylarında Karasu'nun taşkınları ve Sansa'nın geçit vermez sarp kaya duvarları nedeniyle daha yüksekte yer alan ancak dondurucu fırtınalarıyla bilinen Cibice Geçidi'ni kullanmak zorunda kalırlardı. Ancak Birinci Dünya Savaşı sırasında Karasu kenarında açılan şose yol ve ardından yapılan ahşap askeri köprüler, ulaşım aksını tamamen nehir yatağına kaydırmıştır.
Günümüzde, Doğu Anadolu’yu batıya bağlayan uluslararası E-80 Karayolu ile Türkiye’nin en prestijli demiryolu hatlarından biri olan Haydarpaşa-Kars demiryolu hattı, doğrudan Sansa Boğazı’nın o sarp vadi tabanını takip etmektedir. Sansa Boğazı, 1938-1939 yıllarında demiryolu ağına kavuşmuş ve bu sayede bölgedeki lojistik hareketlilik üst seviyeye taşınmıştır. Boğaz hattı boyunca trenlerin durakladığı Tanyeri, Muti, Geçit, Demirkapı ve Sansa gibi istasyonlar, bölgedeki kırsal yerleşimlerin dış dünya ile olan en önemli bağlantı noktalarını oluşturmaktadır. Cibice Boğazı ise modern otoyol projelerinin Sansa’ya kaydırılmasıyla birlikte daha çok yerel hayvancılık faaliyetleri ve doğa yürüyüşleri için kullanılan tarihi, nostaljik bir rota haline gelmiştir.
Manzara ve Fotoğraf Noktaları
Doğa fotoğrafçıları ve manzara tutkunları için Sansa ve Cibice boğazları eşsiz görseller sunan doğal platolar gibidir. Boğazların en popüler görsel unsurları ve durakları şunlardır:
Geçerken Dikkat Edilecekler
Sansa Boğazı, günümüzde modern standartlara kavuşturulmuş konforlu bir karayoluna sahip olsa da, sarp ve engebeli coğrafi yapısı nedeniyle sürücülerin ve yolcuların azami dikkat göstermesi gereken bir geçittir.
İlgili yazılar
Bu yazı Üzümlü (Cimin) Gezi Rehberi kümesinin bir parçası. İlçeyi bütün olarak tanımak için ana rehbere, ayrıntılar için aşağıdaki yazılara bakabilirsiniz.
- Üzümlü'ye Nasıl Gidilir? — Erzincan'dan ulaşım, mesafe ve yol durumu
- Üzümlü'de Gezilecek Yerler — Altıntepe, camiler, bağlar ve doğa rotaları
- Akkoyunlu Camii — 1301'de Emir Say tarafından yaptırılan yapı
Sıkça Sorulan Sorular
Sansa Boğazı nerede?
Sansa Boğazı, Erzincan iline bağlı Üzümlü (Cimin) ilçesinin doğu sınırında yer almakta olup, Karasu (Fırat) Irmağı’nın sarp dağları yararak açtığı vadi tabanında konumlanmıştır.
Cibice Boğazı nereye çıkar?
Cibice Boğazı, Üzümlü ilçe merkezinin kuzeydoğusundaki sarp geçitleri aşarak kervan yolunu Tercan ilçesindeki tarihi Mama Hatun Kervansarayı’na bağlamaktadır.
Sansa Boğazı'nda rafting yapılır mı?
Evet, Sansa Boğazı içerisinden akan hırçın Karasu Irmağı, debinin ve su seviyesinin en uygun olduğu nisan ve mayıs aylarında profesyonel rafting sporcuları ve macera severler için ideal parkurlar sunmaktadır.
Boğazdan geçerken yol nasıl?
Sansa Boğazı'ndan geçen uluslararası E-80 karayolu bölünmüş, düzgün bir asfalta sahiptir. Ancak yol sarp kayalıkların ve dik yamaçların altından geçtiği için kışın buzlanma, erken baharda ise heyelan ve taş düşmesi risklerine karşı sürücülerin son derece dikkatli olması önerilir.
Sansa adı nereden geliyor?
Sansa adının tam olarak ne anlama geldiği ve hangi kökenden türetildiği tarihi belgelerde açıkça belirtilmemiştir. Ancak bu isim, boğazın sarp yamaçlarında kurulan ve geçmişte bir zaviye köyü olan tarihi Sansa yerleşiminden gelmektedir.